Era Medya Tanıtım

31 Ağustos 2011 Çarşamba

Stratejik Düşünce ve Sanat

Stratejik Düşünce ve Sanat




İki Tür Stratejik Etkileşim



Bir Strateji oyununun Temelinde oyuncuların kararlarının karşılıklı bağımlı olması yatar.Bu Karşılıklı etkileşimler iki yolla ortaya çıkar. Birinci, -Charlie Brown öyküsünde olduğu gibi hamleler art arda gelir, yani ardışıktır. Oyuncular hamlelerini sırayla yaparlar. Her oyuncu, sırası geldiğinde ileriye doğru o sırada yapacağı hareketlerin, ötekilerin gelecekteki hareketlerini ve sonra da kendisinin gelecekteki hareketlerini nasıl etkileyeceğine bakmalıdır.



İkinci tür karşılıklı etkileşim ise eş zamanlıdır; Bölüm birdeki tutuklular ikilemi öyküsünde olduğu gibi oyuncular aynı anda ötekilerin o sıradaki eylemlerini bilmeksizin davranırlar. Ancak, her bir oyuncunun, başka etkin oyuncuların varlığının farkında olması gerekir; bu oyuncular da aynı şeyin farkındadırlar, vb. Bu nedenle her oyuncu, kendini ötekilerin yerine koyarak sonucun ne olacağını hesaplamaya çalışır. Kendisinin en iyi eylemi bütün hesaplamaların ayrılmaz bir parçasıdır.



Stratejik bir oyun oynarken, etkileşimlerin ardışık mı yoksa eşzamanlımı olduğunu kestirmelisiniz. Bazı oyunlar, futbol gibi, her ikisinin de öğelerini taşır. Bu durumda stratejinizi içeriğe göre ayarlarsınız. Bu bölümde başlangıç olarak, ardışık oyunları oynamanıza yardımcı olacak kavram ve kuralları geliştireceğiz. Eşzamanlı-hamle oyunları ise bölüm 3’de göreceğiz. Önce, Charlie Brown benzeri bir hayli basitçe oluşturulmuş örneklerle başlayacağız. Özellikle bu yolu seçiyoruz, öykülerin kendileri büyük önem taşımıyorlar. Böylece doğru stratejiler sadece sezgi yoluyla da kolayca görülebildiği için onların altında yatan fikirler daha açık olarak göze çarpıyor. Olay incelemelerinde daha sonraki bölümlerde verilen örnekler giderek daha gerçekçi ve karmaşık olacaktır.



Örnek olay



İstikamet Hapishane



Sovyetler birliğinde (Stalin döneminde) bir orkestra şefi, bir sonraki konserine giderken trendeki koltuğunda, o gece yöneteceği müziğin notalarını gözden geçiriyordu. İki KGB subayı, şefin okuduklarını gördüler ve müzik notasyonunun gizli bir şifre olduğunu düşünerek onu casus diye tutukladılar. Şef bunların Çaykovski ‘nin keman konçertosunun notaları olduğunu söyleyerek itiraz ettiyse de yararı olmadı. Ertesi gün, sorgu yargıcı kendinden emin bir tavırla içeriye girerek şöyle dedi: “Bize her şeyi anlatman iyi olur. Arkadaşın Çaykovski’yi yakaladık ve konuşmaya başladı bile,”



Belki de iyi bilinen strateji oyunu olan “tutuklular-ikilemi”nin bir öyküsü, böyle başlar, KGB’ nin adının Çaykovski olmasından başka hiçbir suçu olamayan birini gerçekten tutukladığını ve onu bir başka yerde, orkestra şefine yapılana benzer şekilde sorguladığını varsayarak; öyküyü mantıksal sonucuna doğru geliştirelim. Bu masum insanların ikisi de bir sorgu sırasında gerçeği söylemekte direnirlerse her ikisi de 3 er yıla mahkum olacaktır eğer orkestra şefi meçhul işbirlikçisini suçlayan yalan bir itirafta bulunursa ve Çaykovski susarsa, o zaman orkestra şefi bir yıllık ceza (ve KGK’nin teşekkürleri ) ile kurtulacaktır Çaykovski ise inkarda direndiği için 25 yıl ceza alacaktır. Tabiî ki eğer tersine Çaykovski orkestra şefini suçlayan bir ifade verir, şef de karşı koyarsa bu halde cezalar buna göre değişir. Eğer her ikisi de itiraf ederse standart ceza olan on yıla mahkum olacaktır.”

Şimdi orkestra şefinin düşüncesini ele alalım. Çaykovski’nin ya itiraf edeceğini, ya da susacağını biliyor, Eğer Çaykovski itiraf ederse; kendisi, susmakla 25 yıl itiraf etmekle 10 yıl ceza alacaktır; öyleyse; kendisi, susmakla 25 yıl, itiraf etirmekle on yıl ceza alacaktır; öyleyse

İtiraf etmek onun için daha iyidir. Eğer Çaykovski susarsa; şef susarsa 3 yıl ve itiraf ederse 1 yıl alacaktır; öyleyse itiraf etmek kendisi için en iyi seçimdir.



Dzerjinski Meydanındaki başka bir hücrede, Çaykovski de benzer bir akıl yürütme ile aynı sonuca varır. Doğal olarak, sonuçta ikisi de itiraf ederler daha sonra, Gulag takımadalarında karşılaşıp öykülerini karşılaştırdıklarında ise aldatıldıklarını fark ederler. Her ikisi de suçu kabul etmemekte direnselerdi, ikisi de çok daha kısa süreli mahkûmiyetle yakayı kurtarabilirlerdi.



Soruşturma öncesinde buluşarak meseleyi konuşabilselerdi her ikisi de direnmekte karar kılabilirlerdi. Ancak büyük ihtimalle böyle bir anlaşmanın yaralı olmayacağını kısa sürede fark ederlerdi. Ayrıldıklarında ve soruşturma başladığında, ikisinin de ötekine kazık atıp kendi için daha iyi anlaşma elde etme güdüsü daha kuvvetli olabilirdi. Tekrar için (uzlaşmanın değil). Bu ikisi ortak olarak tercih ettikleri çözüme ulaşabilmek için yeterli karşılıklı güvenirliği elde edebilirler mi?



Birçok insan, firma ve hatta ulus, topluluklar-ikileminin çatal boynuzlarıyla yaralanmıştır. Bir ölüm kalım konusu olan nükleer silah denetimine bakalım. Süper güçlerin her biri, en çok ötekinin silahsızlandığı kendi silahlarının ise her ihtimale karşı korunduğu bir sonucu yeğler. Diğeri silahlanırken sizin silahsızlanmanız ise, en kötü durumdur. Bu nedenle karşı tarafın ne yaptığına bakmadan herkes kendi silahlı kalmasını tercih etmiştir. Ancak yine de her ikisinin de silahsızlandığı durum, silahlı olma durumundan daha iyi bir sonuç olduğunda hem fikir olabilirlerdi. Sorun, kararların birbiriyle bağlantılı olmasındaydı: Beraberce tercih edilen sonuç, her biri bireysel olarak kendisi için en kötü stratejiyi seçtiği zaman ortaya çıkıyordu. Her iki tarafın da gerçek amacı anlaşmayı bozmak ve gizlice silahlanmak olsaydı, beraberce tercih edilen sonuç elde edilebiliriydi? Bu durumda Sovyetlerin düşünme biçiminde temelden bir değişme gerekirdi.



İnsanın kendi rahatı, güvenliği, hatta yaşamın kendisi için, tutuklular ikileminden kurtulmanın yollarını bilmek gerekmektedir. Diğer yazılarımızda bu yolların bazılarını ele alacağız ve bunarlın ne zaman ne ölçüde yararlı olabileceklerini göreceğiz.



Tutuklular-ikilemi öyküsü yaralı bir genel noktaya işaret etmektedir. Ekonomik, politik ve sosyal oyunların çoğu, futbol ya da poker gibi oyunlardan farklıdır. Futbol ve poker sıfır toplam oyunlardır; bir tarafın kazancı ötekinin kaybıdır. Ama tutuklular ikileminde, menfaatlerin çatışması kadar ortak avantaj olanakları da yer alabilir; her iki tutuklu da itiraf etmemenin sonuncusunu, itiraf etmeye tercih edebilir. Benzer şekilde, işveren – sendikacı pazarlıklarında menfaatlerin çatışması vardır: Bir taraf düşük ücreti tercih eder, öteki ise yüksek ücreti. Ancak, görüşmelerin başarısızlığa uğraması sonunda greve gidilmesinin iki taraf içinde zararlı olduğu konusunda taraflar hemfikirizdir. Gerçekte böyle durumlar istisna olmaktan çok, kuraldır. Oyunların herhangi bir analizinin yaralı olması için menfaatlerin çatışması ile örtüşmesinin bir karışımını ele alabilmesi gerekir. Genellikle bir oyundaki oyuncular için “rakipler” sözcüğünü kullanırız, ancak bazı durumlarda stratejilerin ilginç dostluklara yol açtığını da unutmamak gerekir.





İyi strateji oyun teorisini bilmekle doğru orantılıdır bu ise bazı teorilerin bilinmesini gerektirir.



1. stratejik oyun oynarken olayların eşzamanlımı ardışıklı olduğunun bilinmesi

2. rakibin oyununun tahmin edilmesi ve stratejiyi kurarken ileriye doğru bakıp geriye doğru strateji kurulmalıdır.

28 Ağustos 2011 Pazar

Stratejik Düşünce Bölüm I

Stratejik Düşünce




Rakibinizin yanıtını önceden sezmek



1. Sıra sende Charlie Brown



Çizgi öykü dizisi “peanuts’da arada bir tekrarlanan bir tema vardır. Lusy bir futbol topunu yere koyar ve Charlie Brown’u koşarak topa vurmaya çağırır. Son Anda topu çeker. Top yerine havaya vuran Charlie Brown yere düşer ve bu, Lusy’i sapıkçasına keyiflendirir.

Sıradan herhangi bir insan bile, Charlie’ye, Lusy’nin oyununa gelmemesini söyleyebilirdi. Lusy aynı şeyi geçen yıl (ve ondan önceki yıl ve daha önceki yıl) yapmış olmasaydı bile, Charlie onun karakterini başka bağlamlardan bildiği için, yapacağı şeyi tahmin edebilmelidir.

Charlie’nin Lusy’nin teklifini kabl edip etmemeye karar verdiği zamanda, lusy’nin eylemi gelecekte yatmaktadır. Ne var ki eylemin gelecekte olması Charlie’nin onu belirsiz olarak düşünmesini gerektirmez. Vurmasına izin vermek ve düşmesini görmek gibi olanaklı iki seçenek arasında, Lusy’nin uygun hale geldiğinde topu çekeceğini tahmin etmelidir. Lusy’nin onun topa vurmasına izin vereceği yolundaki mantıksal olanak, gerçekçi olduğunda söz konusu değildir. Buna güvenmek, Dr. Johnson’un ikinci evlilikleri için yaptığı betimlemedeki gibi – ümidin tecrübeye karşı zaferi olur. Charlie bunu dikkate almalı , lusy’nin teklifinin kaçınılmaz sonucunun arka üstü düşmek olduğunu tahmin ederek teklifini reddetmelidir.



Strateji oyunu ileriye Bakıp geriye doğru düşünmeyi gerektirir!



Bunun için şimdiden başlayarak hayatın ritmine ayak uydurmak için:



Hayatın her alanında düşünerek yaşamayı amaç edinmeliyiz.

25 Ağustos 2011 Perşembe

Stratejik Düşünce ve Sanat


Stratejik Düşünce

İnsanlar ve toplumlar Toplum İçinde Davranışlarını düzenlerken bir Kuralı gözetirler Karını veya Duygulanımını Makimize etmek. Bizim Yanıtımız ahlakla ya da görgü kurallarıyla ilgili değil. Filozoflarla vaizlerle yâda bir yazarla rekabete girmeye ne zamanımız nede mantığımız elverir.




Konumuz onlar kadar yüce olmasa da hepimizin yaşamını ahlak ve görgü kuralları kadar etkiler. Bu Yazı dizisi stratejik davranış hakkındadır. Bundan hoşlanalım yâda hoşlanmayalım, hepimiz stratejist leriz. İyi bir stratejist olmak, kötüsü olmaktan daha iyidir; ve bu kitap etkin stratejileri bulma ve kullanma becerilerinizi geliştirmeyi amaçlamaktadır.



İş hayatı, hatta sosyal hayat durmadan akan bir kararlar dizisidir. Hangi meslek seçilecek, işimiz nasıl yönetilecek, kiminle evlenilecek, başkanlığa aday olmalı mı … ?gibi sorular, bu kaçınılmaz seçeneklerin sadece birkaç örneğidir. Bu durumlarda ortak öğe, bir boşlukta hareket ediyor olmamızdır. Tersine çevremiz ise etkin karar vericilerle çevrilmiştir; düşüncenizde ve hareketlerinizde önemli bir etki yapar.



Bu hususa açıklık getirmek için bir oduncu ile bir generalin kararları arasındaki farkı düşünürüz. Oduncu odunları nasıl keseceğini kararlaştırırken odunların buna karşı koymayacaklarını bilir; onun çevresi nötr’dür. Ama bir generalin bir oduncunun yolunu kesmek isterse, yaptığı plana karşı bir direnme ile karşı karşılaşacağını beklemek ve bunun üstesinden gelmek zorundadır. Siz de, tıpkı general gibi, ticaretteki rakiplerinizin üstesinden, hatta müstakbel eşinizin ve çocuklarınızın zeki ve amaç sahibi kişiler olduğunu kabul etmek zorundasınızdır.



Onların amaçları çoğu kez sizinkilerle çatışır; bazı potansiyel yardımcıları da vardır. Karalarınızda bu çatışmaları hesaba katmalı ve işbirliğinden yararlanmalısınız. Birbirini etkileyen bu tür karalara stratejik onlara uygun düşen planlara strateji adı verilir. Bu yazının amacı Stratejik düşünmede, sonrada bu düşünceleri harekete geçirmede, size yardımcı olmaktır.



Stratejik karar verme konusunu inceleyen sosyal bilim koluna oyun teorisi denir. Bu teori alanına giren oyunlar satrançtan çocuk yetiştirmeye, tenisten firmaların el değiştirmesine, reklâmcılıktan silah denetimine kadar uzanır. Macar Mizahçısı George Mikes’ın dediği gibi, “kara Avrupa’sında çoğu kişi yaşamın bir oyun olduğunu düşünürler.” Bize göre her ikisi de haklıdır.



Bu oyunları oynamak, birbirlerinden farklı birçok beceri gerektirir farklı birçok beceri gerektirir. Basketbol de topu çembere atmak, pokerde renk vermemek, yargıda emsal kararları bilmek temel yetenekler bir türdür. Stratejik düşünme ise, sizin temel becerilerinizle başlar ve onların en iyi nasıl kullanılacağını inceler. Yasarlı öğrendikten sonra müvekkilinizi savunmada uygulayacağınız stratejiyi kararlaştırmalısınız. Fotbol ( Amerikan) takımınızın ne ölçüde paslaşabildiğini ya da koşabildiğini ve öbür takımın sizin seçiminize ne ölçüde karşı savunma yapabileceğini biliyorsanız antrenör olarak paslaşma ya da koşma taktiklerine kara verirseniz. Süper güçlerin savaş riski içeren bir serüveni göze alıp almamayı düşünmelerinde olduğu gibi, stratejik düşünme bazen de ne zaman oyundan kaçınılacağını bilmek anlamına gelir.



Amacımız Strateji IQ’nuzu geliştirmektir. Ancak, strateji reçeteleri içeren bir kitap yazmaya da girişmiş değiliz. Stratejik düşünmenin fikrini ve ilkelerini oluşturuyoruz. Onu karşılaştığınız belirli bir durumda uygulamak ve doğru seçimi bulmak için daha çoğunu bulmanız gerekecektir. Çünkü her durumun özellikleri, bazı önemli bakımlardan birbirinden farklı olabilir ve bizim önerebileceğimiz davranış reçeteleri sizi yanıltabilir. Karşılaşacağınız her durumda bizim söz ettiğimiz iyi strateji ilkelerini ve de başka açılardan var olan ilkeleri birbirleriyle çatıştıklarında da farklı argümanların görece güçlerini değerlendirmelisiniz. Karşılaşabileceğiniz bütün sorunları çözmeyi vaat etmiyoruz. Oyun teorisi bilimi, tamamlanmış olmaktan uzaktır ve stratejik düşünme bazı bakımlardan hala bir sanattır.



Fikirleri aksiyona dönüştürmede kullanılacak bir rehber sunuyoruz. Bölüm 1’de çeşitli kararlar alınırken stratejik soruların nasıl ortaya çıktığı konusunda örnekler verilmektedir. Bazen isabetli, bazen daha az isabetli, bazen de düpedüz isabetsiz olan stratejileri dikkatinize sunuyoruz. Onu izleyen bölümlerde, bu örneklerle bir çerçeve ya da bir sistem meydana getirecektir. Daha sonraki bölümlerde bazı geniş stratejik durumları ele alıyoruz – rizikoyu göze almak, teşvikler ve pazarlıklar gibi. Bunlarla, ilkelerin uygulamaya geçirilişini göreceksiniz.



Örnekler, çok duyulmuş, önemsiz ya da eğlenceli olanlardan çoğunlukla edebiyat, spor ya da sinemadan alınanlardır, korkunç olanlara kadar nükleer çatışma gibi uzanmaktadır, ilk gruptakiler oyun teorisi fikirleri bakımından, sadece hoş ve kabul edilebilir örneklerdir. İkinci gruptakilere gelince; birçok okuyucu, bu noktada, nükleer savaş konusunun rasyonel bir analize izin vermeyecek ölçüde korkunç bir şey olduğunu düşünecektir. Ancak soğuk savaşın gücünü yitirmesi ve dünyanın genel olarak daha güvenli bir yer gibi görülmesi ile silahlanma yarışının ve Küba füze krizinin oyun teorisi yönlerinin, duygusal içerikten uzaklaşmış olarak, mantıksal strateji açısından ele alınabileceğini ummaktayız.



Bölümlerde çok sayıda örnekler vardır. Bunlar ele alınmış olan ilkelerin gerçeğe uygunluğuna ilişkin öteki ayrıntılar bir kenara bırakılmıştır.



Stratejik yönetim amaçtır!



Strateji Temel Bir Teorinin bir parçasıdır;



Bunun Olay incelemeleri Gerekmekte

Ve hayatın her alanında uygulamak gerekmektedir



Varsa bir strateji oyun teorisini düşünmeli ve oyunu kitabı kurgular gibi hayatı kurgulamalıdır

Çünkü Düşünmek Sanattır

15 Şubat 2011 Salı

ERAMEDYA TANITIM



ERAMEDYA TANITIM

ERAMEDYA TANITIM

14 Şubat 2011 Pazartesi

GRAFİK TASARIM ARAŞTIRMALARI GRAFİK TASARIMLA İLGİLİ

GÖRSEL İLETİŞİM

Görme duygusu insanoğlunun en önemli duyularındandır. Çevremizdeki nesneleri olayları, durumları önce görerek tanımlar ve anlamaya çalışırız. İnsanoğlu bu özelliğini geliştirmek için on binlerce yıl harcamıştır. Yaklaşık olarak MÖ 15 000 yıllarda bize ulaşan en eski mağara resimlerini yapmış olan atalarımız, gördüklerini algılayabiliyor ve resmedebiliyordu bu resimlerde av sahneleri ve insanoğlunun varlık sembolü olarak kullanılmışçasına el resimleri vardı. Bu resimler imgelerin insan üzerinde etkisine ilişkin şekil çizilerek yapılmış ilk iletişim örnekleridir.

Gombrich sanatın Öyküsü kitabında şöyle bir saptamada bulunur, “… mağaraların duvarlarındaki ve tavanlarındaki resimler düzenlice yapılmamışlar, tersine, belirli bir düzen anlayışından çok uzak olarak, bazen birbirleri üzerine boyanmış ya da çizilmişlerdir. Bu Kalıntıları daha iyi şöyle açıklayabiliriz: bunlar imgelerin etkisine ilişkin evrensel inanışın en eski örnekleridir. Başka bir deyişle bu ilkel avcılar, belki de oklarını ve taş baltalarını kullanarak elde ettikleri avlarının yalnızca resmini yapmakla, gerçek hayvanların da kendi güçlerine boyun eğeceğine inanıyorlardı”.

Lascauks mağarasındaki çizimlerin sanatın ilk örnekleri olup olmadığı konusu tartışılabilir, ancak görsel iletişimin ilk örnekleri oldukları kesindir. Çizilen ya da suretine sahip olunan şeyin aslını imlediği düşüncesine örnek olarak, bugün pek çoğumuzun cüzdanında sevdiklerimizin resimlerini taşımamız örnek verilebilir. Bu sayede sevdiğimiz kinin sureti ile aslı arasındaki ilişki bizim sahip olma duygumuzu destekler. Aynı yaklaşımın benzer şekillerini ilkel mağara resimlerinin yapılış sebepleri arkeologlar, toplumbilimciler ve davranış bilimciler tarafından araştırılmış ve konuda farklı düşünceler ortaya atılmıştır.

Philip Meggs ise bun resimlerin çevresindeki nokta ve çizgilerin kimi zaman üst üste binmelerinin güç adına oluşturulmuş sihirli işaretler olabileceğinden, belki de gençlere avlanma metotları konusunda eğitim verdiklerinden bahsetmektedir. Pek çok mağarada soyut birtakım şekillere rastlanmaktadır. Gerçek sebebi her ne olursa olsun hayvan çizimlerinin hayvanın kendisi ile doğrudan veya dolaylı bir görsel ilişkiye sahip olduğu kesindir.

Kimi zaman soyut elemanların da kullanıldığı bu kaya resimleri, insanoğlunun imaj ile doğrudan iletişimini gösteren elimizdeki en eski belgelerdir. Gördüklerini benzeterek çizen şekillerle dönüştüren insanoğlu, binlerce yıl aralıksız devam edecek olan görsel iletişim boyutuna yeni bir ivme kazandırdı. Fransa’da Lascaux mağarasındaki bu çizimlerin yanı sıra Anadolu, Asya ve Avrupa’da da değişik zaman dilimlerine ait çeşitli görsel izlere rastlanmıştır.

Çizim ile oluşan gereksiz detaylardan arındırılmış ve sadeleştirilmiş bu tip görsel iletişim örnekleri pek çok toplumda dolaylı iletişim öğeleri olarak etkin bir şekilde kullanıldı. Örneğin Kızılderililerin bir halat üzerine çeşitli sıra ve aralıklarla attıkları düğümler, taş üzerine kazdıkları şekiller dolaylı olarak iletişim kurarak mesaj vermenin amaçlandığı ilginç örneklerdir.

Görsel iletişim şeklinde oluşturulmuş mesajların işitsel iletişimden belirgin bir farkı ise, kalıcılığı ve dolaylı olarak farlı zamanlarda etkinliğini sürdürebilmesidir. Bu önemli fark görsel iletişimin kalıcılığını ve belge niteliğinde kullanılmasını öne çıkarmıştır.

Çevresinde gözlemlediği nesneleri görselleştiren onları yorumlayan insanoğlu, hayal gücünün de yardımıyla farklı bir boyut keşfetmiş, hatta kimi zaman görmediklerini, görünemeyen soyut kavramları da görselleştirerek yeni sanat türlerini yaratmıştır. Hiç kuşkusuz bugün “ resim” dendiğinde bir sanat dalı aklımıza gelse de, bundan 17 000 yıl önce bu güçlü bir iletişim, mesaj ve dışavurum aracı olarak kullanılmaktaydı.

Yazı Öncesi tüm süreçleri incelediğimizde resimsel yaklaşımın, ve benzeştirme yoluyla mesajları kurgulama biçiminin ne kadar etkin olduğunu gözlemleyebiliriz. Pek çok eskidin yazım şeklinde gördüğümüz gibi kanj kökenli eski Çincede ve Mısır yazısında tip örneklere rastlayabiliniriz

İnsanoğlunun gelişimini incelediğimizde, aslında yazının çok eski bir buluş olmadığını görürüz. Günümüzden 17 000 yıl önce çizmeyi, şekil ve sembollerle iletişim kurmayı bilen insanoğlu, seslere işaret vererek oluşturduğu ilk alfabeyi kullanmak için 12 000 yıl beklemiştir. Bu süreç içinde kavram yazı (İdeogram) gibi bir alfabe olarak adandıramayacağımız pek çok ayrı yol denemiştir. Bugün dahi davranışlarımızda görsel geçmişimizin izleri vardır. Elimize aldığımız bir gazeteye önce bakarız; hızlıca genelini tanımlamaya, büyük başlıkları taramaya başlarız. Elimizdeki kitabın ilk satırından itibaren okumaya başlamak yerine ön ve arka kapağına bakar, iç kapağı inceler ardından sayfaları hızlıca geçerek fikir edinmeye çalışırız. Tüm bunlar görsel algının anlama boyutundaki yerini doğrular örneklerdir adeta.
Tefik Fikret UÇAR

12 Şubat 2011 Cumartesi

13 Ocak 2011 Perşembe

Era Medya Tanıtım


Basılmayan örnekler

9 Ocak 2011 Pazar

Eramedya Tanıtım

Kartvizitler

Grafik Tasarım Araştırmaları Grafik tasarımla İlgili

Grafik Tasarımla İlgili

Türk dil Kurumunca yayınlanan Toplum Bilimleri sözlüğünde iletişim “ Düşünce ve Duyguların, bireyler, Toplumsal Kümeler, toplumlar arasında söz el kol devinimi, yazı, görüntü v.b. aracılığı ile değiş tokuş edilmesini sağlayan etkileşim süreci olarak tanımlanır.

Fiziki ve sosyal çevreden kişiye ulaşan her yansıma bir algılama kavramını birlikte ve bununla ilgili her düşüncenin, her davranışın da yaşam biçimine, fiziki ve sosyal çevreye yansıması olmaktadır. Bu karşılıklı yansımaların tümü ise temel iletişim olgusunu oluşturur. İletişim diye tanımladığımız bu yansımalar genelde duyularımız yardımıyla meydana gelir. Bunlardan en etkili olan başlıcalar ise;

• (Görsel) Görsel iletişim

• İşitsel (İşitsel iletişim)2dir.

Çevremize ve doğaya ilişkin edinebildiğimiz her konu, çevreden gelen uyarılar algılamalarımıza ilişkin bildiriler dizisine bağlıdır. Başka mesajlara, uyarılara karşı bütün duyu organlarıyla tam bir alıcı durumundadır. Böyle olunca çevreden gelen mesajların hızı yoğunluğu şiddeti, nicelikleri ve etkileşim gücü oldukça önem kazanır. Moles bu etkileşimin insan ve çevre boyutunu “ İnsan davranışları kendi katılım ve kendi tarihsel gelimi yanında, en geniş anlamıyla içinde bulunduğu çevresi tarafından biçimlendirilir. Sözleriyle açıklamıştır..

İnsan bulunduğu çevrede anlamak ve anlatmak zorundadır. Anlama ve anlatma serüveninde ağırlıklı görsel ve işitsel duyulardan faydalanılır ve tüm bu algı boyutu insan beyninde anlamlandırılarak sonuca ulaşır. Duygu, Düşünce ve olayların anlatılması en önemli öğelerden bir diller ile sınırlıdır. Dünya üzerinde pek çok dil ve diyalekt olduğu göz önünde bulundurulursa, görsel iletişim belki daha sınırlı, ancak iletişim açısından daha evrensel boyutlara sahiptir.

İletişim belki de sahip olduğumuz en değerli özelliktir. Çünkü iletişim boyutunu kaldırırsak insanların birbirlerini anlaması imkânsız hale gelir. Ortaya çıkaracak olan kargaşa atom bombasından daha büyük bir yıkım ve karmaşa yaratır. Bırakın toplumları, kişiler arası dahi iletişimin kaybolduğu durumlarda varsayımlar, kurgu ve kuruntular, yanlış anlamalar ortaya çıkar ki buda toplumsal dokuyu zedeler.

İletişim alanında ortaya çıkacak olan kargaşa atom bombasından daha büyük bir yıkım ve kargaşa yaratır. Bırakın toplumlar iletişim alanında ortaya çıkan bir başka konu ise iletişim sürecinin amacına uygun ve doğru gerçekleşmesi durumudur. Bu boyutun ak amacına uygun gerçekleşmesi durumudur. Bu boyutun etkin ve yaratıcı şekilde kurgulanması başlı başına ihtisas ve sanat dalıdır. İletişim araçlarının yaygınlaşması ve kolay erişilebilir duruma gelmeleri bu dala ilişkin ilginin artması önemli sebeplerden biri olmuştur. Çok genel anlamı ve popüler meslek çevresinde pek çok yan dalı ile ayrı ayrı ihtisas konularına sahiptir.
Tevfik Fikret Uçar

8 Ocak 2011 Cumartesi

Garafik Tasarımla İlgili

Kağıt Hakkında Doğru Bilinenler


Kağıt Yüzyıllar boyu mesaj ve bilginin taşıyıcı malzemesi olmuştur ilk kez MÖ. 105 Yılında Çinliler bitkisel lifler kullanarak kağıdı ürettiler daha önceleri kağıt yerine hayvan derileri kullanılmaktaydı . Yayıncılık sektöründe çok çeşitli türleri kullanılmaktadır. İyi bir tasarımcı üzerinde taşıyacak olan kağıdın seçimi ve bu tekniği ile kullanılacak kağıt seçimi çok önemlidir.

Kağıt doğal yöntemlerle üretildiğinde ağaçtan yapılan bir ürün olup oldukça değerlidir. Örneğin bir kitap baskısında baskı bütçesinin önemli bölümünü kağıt oluşturur. Piyasada kağıt adını markalardan alan özel isimlerle anılan kağıt türleri genelde yüzeylerinin yapılarına göre mat parlak yarı mat şeklinde genel sınıflandırılır. Bu metrekare alandaki özlülük oranına göre birinci hamur, ikinci hamur, üçüncü hamur şeklinde de sınıflandırılmaktadır. Bir Metrekare alandaki ağırlığı kağıdın gramajı belirler. Aynı tip ve marka kağıdı farklı gramajlarda bulmak mümkündür. Kağıt bütçenin önemli bir kısmını tuttuğundan kağıt seçiminde dikkatli olunmalıdır. Kağıt kataloglarından araştırma yapmak yaralı olur. Ayrıca her kağıt türünün üzerine mürekkep alma özelliği farklıdır. Örneğin daha büyük ve daha büyük liflere sahip gazete kağıdı boya emici özelliğe sahip olup bu tür baskı kullanılmaması gerekiyorsa baskı türü ve baskı türünün ve baskı öncesi çalışmasının bu bilgi ışığında şekillendirilmesi gerekir. Çok sık tram yoğunluğuna sahip bir renk ayrımı, gazete kağıdı gibi yüzeylerde dağılma yaparak görüntülerin olduğundan koyu görünmesine neden olacaktır.

Kağıt doğal bir malzemedir ve yeniden kullanımı oldukça önemlidir. Çağdaş tasarım dünyasında oldukça önemli olan doğaya karşı saygılı davranma standart haline gelmiş, tasarımcılar ve basım evleri geri dönüşümlü kağıt kullanarak bu hassasiyetlerini ortaya koymaya çalışmışlardır. Kağıt Kendi bünyesinde doğal lif ve dokulardan oluşur. Kağıt yönü katma gerektiren çalışmalarda önemli olup. Kağıt yönünün yanlış seçilmesi halinde katma izi yanlış şekilde oluşmaz

Bunlar bir tasarımcının bilmesi gereken tek şey değildir bilmesi gereken bir sanat söz konusun olunca çok ve derindir.Bazı konularsa Geresizdir.

6 Ocak 2011 Perşembe

Era Medya Tanıtım

Era Medya Tanıtım

Era Medya Tanıtım

Era Medya Tanıtım

2 Ocak 2011 Pazar

Era Medya Tanıtım

                                       Bir Gazete İç Sayfa Uygulaması Basılmamıştır


Era Medya Tanıtım

                                                   Yaptığım ve Basılmayan Bir Çalışmam



Arkadaşlarımdan Araştırma Yazıları

Araştırma Yazıları

Ufuk Yurtseven arkadaşıma teşekkür ederim yazılarında çok şey alıyorum


Gürültü – patırtının ortasında sükunetle dolaş; sessizliğin içinde

huzur bulunduğunu unutma. Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında, verebileceğin en iyi karşılık unutmak/bağışlamak olsun. Bağışla ve unut. Ama kimseye teslim olma. İçten ol ; telaşsız, kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Bilgisiz ve cahil oldukları zaman bile dinle onları ; çünkü, dünyada herkesin bir öyküsü vardır.

Yalnız planlarının değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. Ne kadar küçük olursa olsun işinle ilgilen ; hayattaki dayanağın odur. Seveceğin bir iş seçersen yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini öyle sev ki, başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın.

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki, insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneciğinden daha fazla değildir.

Aşka burun kıvırma sakın ; o çöl ortasındaki yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.

Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür.

Yılların geçmesine öfkelenme ; gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme. Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir. Ara sıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki, evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendinle barış içinde ol.

Hatırlar mısın doğduğun zamanları. Sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes kutlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, sevecen, erdemli ol. Önünde sonunda bütün servetin sensin. Görmeye çalış ki, bütün kaosuna rağmen

dünya yine de insanoğlunun biricik güzel mekanıdır.
[Valid Atom 1.0]